TAHAHABER haber, haberler, ehli beyt haber

    Parçalı Bulutlu
    Diyarbakır
    22°C
    Az Bulutlu
    Batman
    26°C
    Çok Bulutlu
    Van
    15°C

Haydar Baş Ekibi Ne Yapmak İstiyor

Tarih boyunca suret-i haktan görünüp de asıl çehrelerini gizleyenlerden daha tehlikeli kimse olmamıştır.
2012-12-13, 23:44:13
22 Yorum
Haydar Baş Ekibi Ne Yapmak İstiyor

Muhsin Küçüker

Allah’ın Adıyla…

Tarih boyunca suret-i haktan görünüp de asıl çehrelerini gizleyenlerden daha tehlikeli kimse olmamıştır. Çünkü sinsilik,  bizzat yanında duran, güven telkin eden, rahatça arkanı dönebileceğin kimselerin düşmanlığını icra için fırsat kollamasından başka bir şey değildir.

Suriye olaylarının bir çok zihin altına itilmiş, bastırıldığı için yok sanılan düşünceyi ortaya çıkardığı ve ayakların kaydığı buz misali bir çoklarını üzerinde olduğunu sandığı çizgiden saptırdığı aşikar. Ve yine bu olayların bazılarınca “fırsat” addedildiği ve “sinsiliklerini” icra şansı buldukları da aşikar… Ehl-i Beyt’in ( a.s.) mübarek adlarını kendilerine siper edinerek mevzi kazanmaya çalışanların varlığı, elbette en az çizgiden sapanların durumu kadar vahim…

Ama basiret ehlinin dikkat edeceği önemli köşe taşları vardır. Eğer bu köşe taşlarını gözden kaybetmez ve dikkatini dağıtmazsa, Allah’ın da izniyle bu “sinsiliklere” kanmaz, maskeleri indiriverir. Aziz İslam’ın değişmez ilkelerini şiar edinenlerin bu ilkelere azami dikkat ettikleri müddetçe Sırat’ul Mustakim’den sapmadıkları bellidir. Ancak dikkatlerin kaydığı yerlerde, en temel ilkeler dahi çiğnenebilmektedir ne yazık ki…

İslam tarihinde bunun en bariz örneklerinden birisi Süleyman b. Surat’tır… Süleyman b. Surat, Cemel savaşında gösterdiği üstün gayret ve bağlılıkla imam Ali’nin (a.s.) övgüsüne mazhar olmuş, Kufe’nin eşrafından bir Ehl-i Beyt dostudur. Ancak aynı Süleymen b. Surat, İmam Hasan’ın (a.s.) Muaviye ile barış yapmak zorunda kalmasını hazmedememiş ve “Ulu’l Emre itaat” ilkesini çiğneyerek, Masum İmam’a karşı gelmiş ve O’nu (a.s.), “müminleri zillete düşürmekle” suçlamıştı… Süleyman b. Surat, Ehl-i beyt’e bağlılıktan kopmamıştı, ama Ulu’l Emre itaat” konusunda da büyük bir zaaf göstermişti… Ve O’nun bu zaafı, kendisini “Kerbela Şehitleri” gibi ölümsüzlerden olmaktan alıkoymuş, ancak zaafına gösterdiği pişmanlık, onu ancak tevvabun hareketinin liderliğine taşımıştı…

Günümüzde, Ehl-i Beyt’in (a.s.) yolunun takipçisi, Hz. İmam Zaman’ın (a.s.) gaybeti döneminde O’nun (a.s.) naibi ve Ulu’l Emr konumunda bulunan Aziz rehberimize karşı da “itaat” konusunda zaaf gösterenlerin Süleyman b. Surat örneğini iyi tahlil etmeleri gerekir.

Bu gün Dünya istikbarının en büyük hedefi olan İslam İnkılabı ve onun Aziz rehberine karşı bir duruş sergileyenler, söylemleri ne olursa olsun, zaaf içindedirler. Hele Ehl-i Beyt’in (a.s.) o mübarek isimlerinin arkasına saklanarak bunu yapıyorlarsa bunun adı artık zaaf olmaktan da çıkar…

Uzun bir süredir bir çok kimsenin şaşkınlıkla izlediği bir grubun Ehl-i Beyt’in mübarek isimleri arkasına saklanarak faaliyet yürüttüğü, Ehl-i beyt adına sempozyumlar düzenlediği, Ehl-i Beyt muhiplerince düzenlenen etkinliklerde heyecanlı konuşmalar yaptığı, Suriye olaylarında hakim görüşle ters düşerek Direniş Cephesinden yana tavır aldığı görülüyordu… Ancak, bütün bunlara rağmen, çok da güven telkin etmiyorlardı diyebiliriz. Çünkü gerçekten eksik bir şeylerin varlığı kendini belli ediyordu… Ve bir gün takke düştü, kel göründü… Ne zaman mı?...Bu grubun yayın organında “İran üzerinden Şiilik hedef alınınca, Şiiliğe saldıranların en çok sarıldığı argüman olan “takiyye” üzerinden “İran’a güvenilmez” naraları duyulunca…

Haydar Baş’ın grubundan ve bu gruba ait Yeni Mesaj Gazetesi’nden bahsediyorum. Gazetenin başyazarı Muharrem Bayraktar ve bir diğer yazarı Selim Kotil’in İran ile ilgili yazıları maskelerini düşürüverdi… 

Muharrem Bayraktar’ın “İran’a Güvenilmez” yazısının ana teması çoktan iflas etti. O, Türkiye tarafından “Suriye’ye silah taşıyor” iddiası ile indirilen uçağın ihbarının İran tarafından verildiğini, bunun da  İran’ın siyasetini ikiyüzlülük üzerine kurduğunu gösterdiğini iddia ediyordu (1)… Bayraktar’ın iddiası çürük çıktı, çünkü uçak istihbaratının ABD tarafından verildiği kesinleşti…

Selim Kotil’in de iddiası benzer bir tema üzerine kurulu… “Takiyye siyaseti yapan İran’a güvenilmez!” İşin ilginci Kotil, iddiasını Kerbela  ve İmam Hüseyin üzerinden yürütüyor ve “güvenilir adres” olarak da Haydar Baş’ı gösteriyor…(2)  Bu gülünç iddia ve tespitlere sadece gülünür, ama bu yazıların asıl hedefi bunlar değil… İslam İnkılabı ile baş edemeyenlerin “bir de dost görünerek” vurmaları, bu yolla İslam İnkılabı bağlılarını çözmeleri girişimidir bu… Ancak ne kadar sefil bir girişimdir ki bu, bu girişimde Aziz Rehber’in yerine gösterilen aday Haydar Baş oluveriyor…

Bu zevatın aklının almadığı bir şey var: Tarihte bu tür girişimlere yabancı değiliz biz! Biz Harun  Reşitlerin, Memunların dost görünümlü ihanetleri ile sınana sınana gelmişiz… Sizin siyasetiniz Memun’unkinden daha mı kavidir ki, bizi kandırabilesiniz? Biz İmam Kazım şialarıyız, İmam Rıza bağlılarıyız, Abbasilerin maskelerini canları evlatları pahasına, birer birer indiren Ehl-i Beyt imamlarının taraftarlarıyız…

Aziz rehberimizin basiretli kılavuzluğu bizim için Sırat’ul Müstakim’in yol işaretlerindendir. O işareti asla kaybetmeyeceğiz ve Allah’ın izniyle dikkatlerimizi dağıtıp yolunu şaşıranlardan olmayacağız.

Hidayete tabi olanlara selam olsun…

…………………….

(1)Muharrem Bayraktar, “İran’a ne kadar güvenilebilir” başlıklı yazı, Yeni Mesaj Gazetesi, 22 Kasım 2012

(2)Selim Kotil, “Şii Dünyanın AKP’si İran” başlıklı yazı, Yeni Mesaj Gazetesi, 20 Kasım 2012

rasthaber

EN ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
EN ÇOK YORUMLANANLAR
ARŞİV
ANKET

Site Haritası RSS Beslemeleri