TAHAHABER haber, haberler, ehli beyt haber

    Kuvvetli Sağanak
    Diyarbakır
    15°C
    Çok Bulutlu
    Batman
    23°C
    Parçalı Bulutlu
    Van
    14°C

Muhaliflerin Masumiyeti!

Suriye’de yaşananların aslında öyle sanıldığı gibi masumane olmadığını yazıp konuşan insanlar da Esad yanlısı, katliamları destekleyen, Şebbiha militanı, İran ve Hizbullah lobicileri olarak lanse ettirildi.
2012-11-11, 22:28:53
6 Yorum
Muhaliflerin Masumiyeti!

Suriye’deki olayların 15 Mart 2011 tarihinde patlak vermesiyle beraber, muhalifler ismini verdiğimiz ve hiçbir zaman tek parçalı bir yapıya sahip olmadıklarını bildiğimiz bir grup, Baas Partisi rejimini devirmek ve kendi ifadeleriyle "Özgür Suriye!" devletini kurmak için silahlı isyana başladılar.

Bu gelişmeler dünya basınına bir halk ayaklanması olarak lanse ettirildi; fakat olayların başladığı ilk günden itibaren hiçbir şekilde halk ayaklanması tabiriyle uyuşmayan gelişmeler yaşandı. (Haziran 2011'de Türkiye sınırının 20 km güneyinde yer alan Cisr El Şuğur kasabasında militanların, 120 Suriye askerini öldürmesi gibi. 3 ay gibi kısa bir sürede 120 askeri öldürebilecek silahlı bir güce halkın nasıl ulaştığı sorgulanması gereken bir durumdur.)

Muhalefetin silaha ve şiddete teveccühünün artmasıyla beraber, Hizbullah ve İran’ın sürekli yanında bulunan Suriye hükümetinin devrilme olasılığı ve bu iki gücün ikmal yollarının kapatılarak zor durumda bırakılma ihtimali de artıyordu. Bu durumu fark eden başta Türkiye olmak üzere Suuddi Arabistan, Katar, ABD, Almanya, Fransa Ürdün gibi ülkeler Suriye meselesine daha da yoğunlaşmaya başladılar.

ABD ile kullantı ülke, cemaat ve toplulukları Suriye’deki şiddeti arttıracak eylemleri açıktan desteklemekle beraber, buradaki olayları bir halk hareketi gibiymiş gösterecek kamuoyu çalışmalarına da giriştiler. Dünya basınını ellerinde bulunduran bu ülkelerin kamuoyu çalışmalarına girişmesiyle de, özgürlük mücadelesi veren, ezilen, mazlum, günahsız, masum ve tek amaçları demokratik amaçları için mücadele veren Mandela, Gandhi gibi adamlarla karşılaştık.Bu kamuoyu oluşturma çabası o kadar ileri gitti ki, Hollywod gibi kurumlar dahi muhaliflerin masumiyetini ispatlayacak çabalara girişti.

Suriye’de yaşananların aslında öyle sanıldığı gibi masumane olmadığını yazıp konuşan insanlar da Esad yanlısı, katliamları destekleyen, Şebbiha militanı, İran ve Hizbullah lobicileri olarak lanse ettirildi. Bu çalışmaların Türkiye’deki taşeronluğunu da İslamcı olarak bildiğimiz kişi ve cemaatlerin üstlenmesi ne yazık ki en fazla acı veren olaylardandır.

Sözümüzü daha fazla uzatmadan yazımızın asıl amacına gelirsek, Suriye muhalefetinin aslında sanıldığı gibi bir halk hareketi olmadığını, dağınıklıktan kurtararak kaynaklarıyla beraber herkesin ulaşabileceği bir formata getirmek istedik. Aşağıda yer alan olayların herkesin yanında yer alması ve Suriye meselesi konuşulurken bu kaynaklardan yararlanılmasının faydalı olacağını umuyoruz.

Muhaliflerin Masumiyetine 20 Küsür Delil

Yabancıların Gözüyle

Uluslararası Af Örgütü uzmanı Danatella Ravera’nın, Suriyeli silahlı muhaliflerin eylemlerine yönelik açıklamaları dikkat çekiciydi. Suriye'de bir kaç hafta kaldığını belirten Ravera, Suriyeli teröristlerin güvenlik güçleri ve orduya karşı mücadelede dehşet verici yöntemlere baş vurduklarını ifade etmiş, muhaliflerin esir aldıkları insanları işkence ederek katlettiklerini kaydetmişti.

http://www.tahahaber.com/haber/617-af-orgutu-muhaliflerin-gercek-yuzunu-acikladi

Dünyaca ünlü gazeteci Robert Fisk, Suriye’deki gözlemlerini aktardığı bir makalesinde, Suriyeli olmayan çok sayıda silahlı adamın varlığının doğru gözükmediğini söylemişti.

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1097847&CategoryID=99

Muhalifler, bir çatışma sonrası 28 Suriye askerini hunharca katletmiş. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu Sözcüsü, "Görüntü doğruysa savaş suçu kapsamına girebilir" demişti.

http://video.cnnturk.com/2012/haber/11/2/suriye-askerlerinin-infazi-kamerada

Alman Federal İstihbarat Servisi (BND) El Kaide’nin, Houla katliamı da dahil olmak üzere Suriye’de sayısız terör saldırısından sorumlu olduğunu duyurmuştu.

http://www.tahahaber.com/haber/716-alman-istihbarati-muhalifleri-desifre-etti

Çin istihbaratı, Suriye'ye karşı psikolojik savaş çerçevesinde Şam yönetiminin düştüğü görüntülerinin, Hollywood stüdyolarında kurulan maketlerde çekildiğini ifşa etmişti. Buna göre Hollywood stüdyolarında Şam'ın başta cumhurbaşkanlığı binası olmak üzere, önemli binalarının maketleri gerçek boyutlarda hazırlanıyor ve burada Şam yönetiminin düştüğünü empoze eden sahneler çekiliyor. 

Projenin yapımcılığını ise Metro Golden Mayer firmasının üstlendiği belirtilirken Katar, Tunus, Mısır, Fas, Suudi Arabistan ve Umman'ın projenin mali sporsorluğunu yaptığı kaydediliyor.

http://turkish.farsnews.com/newstext.aspx?nn=9104251326

İngiliz yayın kuruluşu BBC, Ukrayna'da silah üreticisi bir firma tarafından Suudi Arabistan ordusu için hazırlanan silahların, Suriyeli muhaliflere gönderildiğine dair kanıtlar fotoğraflarla verilmişti.

http://www.ntvmsnbc.com/id/25388640/

Independent gazetesinden Robert Fisk, Suriye'de 245 kişinin katledildiği Şam'a bağlı Deraya kasabasındaki katliamın muhalifler tarafından gerçekleştirildiğini şu sözlerle ifade ediyordu:

Aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu sivillerin cenazelerinin yığıldığı sokaklarda ilerleyen askerlere, kasaba sakinleri "Bizi teröristlerden kurtarın" diye bağırıyor.

http://www.gercekgundem.com/?p=485266&com=all

Şii-Alevi Düşmanlıkları

Suriyeli muhaliflerin alevi ve Şii düşmanlıkları da bilinen bir konu olarak biliniyor. El Kaideli grupların Alevi düşmanlıklarını dile getirdikleri şarkı bunu gözler önüne sermişti. Bin Ladin’e övgülerin de yer aldığı şarkıda, Alevilere “buraya sizi boğazlamaya geldik” deniliyor.

http://haber.sol.org.tr/dunyadan/suriyedeki-el-kaidecilerden-alevilere-sarkili-tehdit-buraya-sizi-bogazlamaya-geldik-haberi

Suriye’de savaşan pek çok selefi, El Kaide’li grubun dini lideri konumunda olan Şeyh Adnan Arur’a değinmekte fayda var. Şiiler ile Sünniler arasında tefrika çıkartmayı kendisine şiar edinen Safa ve Visal Televizyonu’nda programlar yapan Şeyh Arur, muhaliflerin fetva makamı konumunda bulunmakta. Visal Televizyonu'na telefonla bağlanarak Suriye'deki gelişmeleri, Şeyh Adnan’a haber veren muhalifler Arur’a, "Şeyhus Sevra - Devrim Şeyhi" şeklinde hitap ediyorlar. 

Şeyh Arur, Suriye Devrimi öncesinde Şiilere karşı verdiği mücadelesiyle tanınmaktaydı. Şeyh Arur'un bazı Suriyeli devrimcilerin yanı sıra Suriye Ordusu'na karşı silahlı eylemler düzenleyen Özgür Suriye Ordusu'nun üst düzey subayları üzerinde etkin rol oynadığı bilinmekte. Öyle ki Şeyh Arur, Suriye Ordusu'ndan ayrılan subayların rütbesini terfi ettirme yetkisini kendisinde görebilmekte.

Şeyh Arur’un bazı açıklamaları:

"Biz, Muaviye radiyallahu anha tabii olan kişileriz. Bununla da gurur duyuyoruz"

http://www.israhaber.com/ozgur-ordunun-seyhi-biz-muaviyeye-tabii-olanlariz-14198-haberi.html

Al Khabar Press’te yer alan haberde Şeyh Arur'un “Cuma günleri haftalık olarak düzenlenen gösterilerden günlük gösterilere ve sonrasında da isyan aşamasına geçmemiz gerekiyor. Suriye halkını Beşşar Esad rejimine karşı kışkırtmak için özellikle de gece saatlerinde asker elbiseleri giyerek evlere saldırın. Çocukları öldürün ve kolayca bulunarak hastaneye kaldırılabilmeleri için göz önünde bulunan alanlara atın. Kadın ve erkekler arasında ayırım yapmayın, kadınlara tevavüz edin” dediği aktarılmıştı.

http://www.abna.ir/data.asp?lang=10&Id=249541

Müslümanlar iktidara geldiklerinde cezalandırmada çok sert olacak. Burada özellikle alevi kesimi kastediyorum. And olsun Allah'a, onları doğrayıp etlerini köpeklerin önlerine atacağız..!”

Suriye rejimi muhaliflerinden Muhammed Zuheyr Sıddık, El Visal televizyonunda Şeyh Adnan Arur'un programına Hollanda'dan telefonla katılarak şunları söylüyor: Alevi köylerinde ikamet edenleri öldüreceğiz, öldüreceğiz, öldüreceğiz. Onların askerlerini, subaylarını öldürüp analarını ağlatacağız. 

http://www.analizmerkezi.com/haber/suriye-devriminin-yuz-karasi-arur-yine-konustu-24167.html

El Kaide’nin Suriye kolu El Nursa’nın Alevi oldukları gerekçesiyle kafaları kesilerek öldürülen Suriyelilerin görüntülerine herkes şahit oldu.

El Kaide bağlantılı muhalifler, yakaladıkları 2 asker ve 9 sivili tekbirler eşliğinde hunharca katlederken görülüyor.

http://www.yurtgazetesi.com.tr/dunya/isyanci-vahsetine-bir-kanit-daha-18-h21975.html

İdlib eyaletinde Şii nüfusun çoğunlukta yaşadığı El-Fua kentinin 6 aylık kuşatması sırasında, muhalifler 50 Şii müslümanın başını kesti.

http://www.tahahaber.com/haber/188-suriye-de-siilere-yonelik-katliam

Suriye İhvanul Müslim’in hareketi şeyhleri ayrı ayrı yayınladıkları fetvalarla ülkede yaşayan Alevilerin kanlarının dökülmesinin ve Alevi kadınlara tecavüz edilmesinin mubah olduğunu duyurdular!!

http://www.tahahaber.com/haber/232-alevilerin-kadinlarina-tecavuz-helaldir

Muhaliflerin Kendi Diliyle

Suriye’de muhalif gruplar ile saldırılar yaparken yakalanan Cabir Mustafa Şehabi’nin itirafları ÖSO’nun nasıl bir örgüt olduğunu tanımlamış, her kafa kesimi için 50 bin lira para aldıklarını söylemişti.

http://www.evrensel.net/news.php?id=35019

İsrail Kanal 2 Televizyonu'na konuşan Suriyeli selefi şeyhlerden Abdullah Temimi, Suriye'deki Sünnilerin İsrail'e düşman olmadığını söyledi.

Şeyh Temimi "Bizim ülkemizde de İsrail'deki liderler gibi liderlerimizin olmasını ne çok isterdim.”

http://www.tahahaber.com/haber/236-israil-e-dostluk-aciklamasi

Abdullah Bin Mur'ib adlı Vahhabi şeyhlerden biri, Twitter hesabından Suriye devletinin yıkılması halinde Şam’daki Hz. Zeyneb’in (s.a) mübarek kabrinin olduğu bölgenin adı olan Zeynebiye semtinin değiştirilerek -Peygamber efendimizin ciğer paresi olan değerli evladı imam Hüseyin ve ailesinin katili- yerine  “Yezid İbn Muaviye” isminin konacağını yazmıştı! 

http://www.rasthaber.com/69628_zeynebiye-ismini-yezid-ibn-muaviye-olarak-degistirecegiz---belge.html

Muhalif komutanlarından Abdulrazzaq Tlass, Devrim'den sonra Askeriyenin başına geçeceği yalanıyla webcam'den İdlep ve Halep'ten kızlara beraber soyunmalarını ve kendisini tatmin etmelerini istemiş, bu görüntüler günlerce konuşulmuştu.

http://www.tahahaber.com/haber/881-suriyeli-terorist-webcam-da-kizlarla

ve Suriye muhalefetinin başında bulunan kişilerin içki sofrasında çekilmiş bu görüntüleri.

http://www.tahahaber.com/haber/985-suriye-muhalfetinin-gercek-yuzu

El Kaideli militanların işgal ettiği bir evde, ev sahibine ait özel resim albümüne bakan Yasin isimli bir muhalif.

http://www.tahahaber.com/haber/1167-el-kaide-militanlarinin-yeni-marifeti

Diğer Ülke ve İstihbarat Kurumlarıyla İlişki

Daily Star gazetesinin yazdığına göre Britanya Özel Harekât Güçleri Suriye’nin Ürdün, Türkiye ve Lübnan sınırları boyunca kamplar kuracak ve Özel Hava Güçleri (SAS) birlikleri ve MI6 ajanları da ülkedeki isyancıları eğitecekti.

http://www.tahahaber.com/haber/238-suriye-muhalifleri-icin-egitim-ingiltereden

Tunuslu Tanit Press gazetesi 23.08.2012 tarihli sayısında; Tunusun güneyinde bulunan bir çok selefi ve radikal akım liderleri ve üyelerinin periyodik olarak Avrupa'dan para havaleleri aldıklarını yazmıştı.

Gazetenin güvenilir kaynakları; söz konusu radikallerin, periyodik olarak farklı miktarlarda Avrupa'dan para havalesi aldıklarına dikkat çekerken, bu paraların Suriye'de hükümete karşı savaşacak radikal gençleri toplama ve finanse etmede kullanıldığını belirtmişti.

http://www.evrensel.net/news.php?id=35019

Suriye muhalefetinin İsrailli bir koordinatörü var ve adı da Nir Boms

http://www.ydh.com.tr/haber.php?HID=9117

Türkiye sınırına yakın Lazkiye bölgesinde silahlı çetelere ait İsrail yapımı silahlar ele geçirildi.

http://www.tahahaber.com/haber/377-suriyeli-teroristlere-israil-den-silah-gidiyor

The Daily Star gazetesi, ABD ve İngiliz istihbaratının Özgür Suriye Ordusuna stratejik istihbarat verdiğini yazmıştı. Suriye ordusunun hareketliliği ile ilgili Amerikan ve İngiliz uydularından çekilen fotoğrafların, Suriye içindeki CIA ve MI6 ajanları vasıtasıyla anında Özgür Suriye ordusu mensuplarına ulaştırıldığını belirtmişti.

http://www.velfecr.com/%C3%96zg%C3%BCr%20suriye%20ordusu'nun%20arkas%C4%B1nda%20cia%20ve%20mi6%20var-6844h-tr.html

Milisleri silahlandırmak için Suriye’ye en fazla silah gönderen ülkeler hangileri?

Rejim değişikliğini gerçekleştirmek için Suriye’ye silah gönderen otuzun üzerinde ülke içinden, listenin üst sıralarında yer alan 24 tanesi şunlar: ABD, Irak, Lübnan, İsrail, Türkiye, Katar, Suudi Arabistan, Yemen, Bahreyn, Büyük Britanya, Fransa, Kanada, Belçika, Almanya, Avusturya, Brezilya, Portekiz, Polonya, Yugoslavya, Çek Cumhuriyeti, Bulgaristan, İtalya, İspanya ve Arjantin.

Yukarıda listelenen silah tedarikçilerinin yaklaşık üçte ikisi NATO üyesi ve bunlar 28 üyeli NATO’nun yaklaşık yarısını teşkil ediyor.

http://www.medyasafak.com/haberler/2012/11/08/DOSYA-SURIYEYE-YABANCI-SILAH-YAGISI-SAMDAN-GORUNUS-546.html

Dezenformasyon Haberler

Muhalifler medyada da yaptıkları dezenformatif haberlerle de ön plan çıkıyorlar. İşte belgeleriyle muhaliflerin 12 yalanı.

http://www.abna.ir/data.asp?lang=10&id=353805

Verdiğimiz bilgiler daha da arttırılabilir; ancak bu kadarının dahi varolan bir gerçekliğin ne kadar rahat bir şekilde çarpıtıldığını göstermesi için yeterlidir. 

Nuri Akçay / Taha Haber

Etiketler :
EN ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
EN ÇOK YORUMLANANLAR
ARŞİV
ANKET

Site Haritası RSS Beslemeleri